EnSevgili

Anam Babam Sana Feda Olsun Ya RasulAllah!

  • KasriArifan

  • a

06 Oct 2006 için Arşiv

Hicri Dördüncü Senenin Diğer Mühim Bazı Hâdiseleri

Yazan: suveyda Ekim 6, 2006

İçki Haram Kılındı
İçki, hicretin dördüncü yılında, Benî Nadir Yahudîlerinin yurtlarında sürgün edip çıkarıldıkları sırada haram kılınıp yasaklandı.
İçki üç safhada inen âyetlerle haram kılındı.
Resûl-i Ekrem Efendimiz Medine’ye teşrif ettikleri zaman Müslümanlar arasında da içki içiliyor, kumar oynanıyordu.Peygamber Efendimiz gelince, ondan içkinin ve kumarın hükmünü sordular. O sırada Hz. Ömer de, “Yâ Rabbi! İçki hakkında bize, açık ve kesin bir beyânda bulun” diye duâ etti. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Hicri Dördüncü Senenin Diğer Mühim Bazı Hâdisele, PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN HAYATI | » yorum bırak;

Peygamberimiz’in Ümmü Seleme ile Evlenmesi

Yazan: suveyda Ekim 6, 2006

Asıl ismi Hind olan Hz. Ümmü Seleme, Mahzumoğulları Kabilesinden Ümeyye bin Muğire’nin kızı idi. Kocası Abdullah bin Abdü’1Esed, İslâmiyeti kabul etmesinden dolayı müşriklerin ezâ ve cefasına maruz kalınca, Habeşistan’a hicret etmişti. Bir çok Kureyşlinin Müslüman olduğu söylentisi üzerine Mekke’ye dönmüş, ancak haberin asılsız olduğunu öğrenince, binbir güçlükle bu sefer Medine’ye göç etmişti. Habeş ülkesine her iki hicrette de Hz. Ümmü Seleme kocasıyla birlikte bulunmuştu. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN HAYATI, Peygamberimiz'in Ümmü Seleme ile Evlenmesi | » yorum bırak;

Benî Nadir Gazâsı

Yazan: suveyda Ekim 6, 2006

Hicretin 4. senesi, Rebiülevvel ayı (Milâdî 625).
Benî Nadir, Harun’un (a.s) neslinden gelen zengin ve güçlü bir büyük Yahudî kabilesi idi. Medine’ye iki saatlik mesafede Mekke yolu üzerinde sağlam kale ve hisarlarda otururlardı. Resûl-i Ekrem Efendimizle, İslâmiyet ve Müslümanların aleyhinde bulunmamak, bu hususta herhangi bir düşmana yardımcı olmamak, Ayrıca ödenecek diyetler konusunda da yardımda bulunmak üzere antlaşmaları vardı.22 Ancak buna rağmen Kureyş müşrikleri ve Medine münafıkları el altından işbirliği yapma gayretlerinden de vazgeçmiş değillerdi. Bilhassa Uhud Harbinden sonra müşrikler ve münafıklarla olan münasebetlerini daha da arttırmışlardı.
Daha önce bahsettiğimiz gibi, Ashabdan Amr bin Ümeyye Peygamberimizden emân almış Amir Kabilesinden iki kişiyi yanlışlıkla öldürmüştü. Benî Nadir Yahudilerinin altına imza attıkları anlaşmaya ne derece sadık olduklarını anlamak maksadıyla yanına Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Zübeyr bin Avvam, Hz.Talha bin Ubeydullah, Hz. Sa’d bin Muaz ve Hz. Üseyyid bin Hudayr’ı (r.a.) alarak yurtlarına gitti.
Yahudiler, önce Peygamber Efendimizi müsbet ve güleryüzle karşıladılar. Hatta kendilerine kadar gelmiş olmalarından memnunluk duyduklarını, üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerini bile açıkça ifade ettiler.23
Peygamber Efendimiz, Ashabıyla bir evin duvarı dibine oturdu.Peygamber Efendimizi zahiren gayet iyi karşılayan Yahudiler ise bir köşeye çekilip aralarında konuşmaya başladılar. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Benî Nadir Gazâsı, PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN HAYATI | » yorum bırak;

Bi’r-i Maûna Faciası

Yazan: suveyda Ekim 6, 2006

Hicretin 4. senesi, Sefer ayı idi. Benî Âmir Kabilesinin efendisi ve reisi Ebû Berâ’ Âmir bin Mâlik, Peygamberimizi ziyaret maksadıyla Medine’ye geldi. Ebû Berâ, samimi bir insan, Resûl-i Ekrem ve Müslümanlara dost biriydi. Efendimize hediye etmek üzere de iki at ve iki deve getirmişti. Ancak Resûl-i Ekrem, “Ben, müşriklerin hediyesini kabul edemem. Eğer hediyenin kabul edilmesini istiyorsan Müslüman ol!” diyerek onun hediyesini kabul etmedi ve kendisini Müslüman olmaya dâvet etti.
Ebû Berâ o anda Müslüman olmadı, ama İslâmiyete karşı gösterdiği alâkadan da vazgeçmedi. Peygamber Efendimize, “Yâ Muhammed! Beni dâvet ettiğin din, pek güzel, pek şereflidir. Kavmim benim sözümü dinler. Eğer Sahabîlerinden birkaçını Kur’an ve Sünneti öğretmek üzere gönderecek olursan, ümit ederim ki, dâvetini kabul ederler” dedi.12 Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Bi'r-i Maûna Faciası, PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN HAYATI | 1 Yorum »

Reci’ Vak’ası

Yazan: suveyda Ekim 6, 2006

Hicretin 4. senesi, Sefer ayı. Uhud Harbinden sonra Müslümanların harpteki mağlubiyetleriyle zaafa uğradıkları zannına kapılan etraftaki bazı Arap kabilelerinde İslâmın merkezi Medine’ye karşı bazı kıpırdanma ve hareketlenmeler görüldü. Harekete hazırlananlardan biri de Huzeyl Kabilesinden Halid bin Süfyan idi. Medine üzerine yürüyebilmek için hazırlıklarını tamamlamıştı ki, Peygamber Efendimiz durumu haber almıştı. Ashab-ı Suffadan Abdullah bin Üneys’i haberin doğruluğunu tahkik etmek için göndermişti. Yayılan haberin doğru olduğunu bizzat hareketi planlayan Halid bin Süfyan’dan öğrenen Abdullah bin Üneys bir fırsatını kollayıp, kılıcıyla onu öldürmüştü.1
Bu hâdise, civar kabilelerin bir müddet sessiz sedâsız durmalarını sağlamıştı, ama Müslümanlara karşı intikam ve taarruz hırslarını da bilemiş oluyordu. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN HAYATI, Reci' Vak'ası | » yorum bırak;