Resulullah’ı seviyor muyuz?

Yayınlandı: Ekim 7, 2006 efendim tarafından KÖŞE YAZILARI MAKALELER NESİRLER, Resulullah’ı seviyor muyuz? içinde


Ramazan gibi manevi dünyamızın canlandığı bir zaman diliminde isterseniz gelin
bir nefis muhasebesi yapalım. Soralım vicdanlarımıza; acaba gerçek mânâda onu
sevebiliyor muyuz?

Sevdiklerimiz arasında Resulullah’ın yeri kaçıncı sırada? O’na iştiyakımız ne
durumda? Ne kadar alâkadarız O’nunla? O’ndan bir nur, bir ziya taşıyor mu
düşünce, şuur ve hareketlerimiz? Muhammedî midir ahvalimiz? O anıldığı zaman
burnumuzun kemikleri sızlıyor mu? O’ndan bahsedilişte bir damla gözyaşı
ıslatıyor mu elbiselerimizi? Uzakta bulunan bir dostumuza duyduğumuz hasreti
esirgedik mi yoksa Fahr-ı Alem’den? Hiç olmazsa rüyalarımızda teşrifini intizar
içinde miyiz acaba? Merak ediyor muyuz O’nu, herhangi bir faniyi merak ettiğimiz
kadar?

O’ndan kopuk yaşıyoruz
Maalesef epey uzun zamandır Resulullah ile bugünkü
ümmeti arasında bir kopukluk söz konusu. İslam’dan uzaklaşarak başka yollara
yönelenler bir tarafa İslamî çizgide bulunma iddia ve gayretinde olanlarda dahi
bu kopukluk ve irtibatsızlık kendisini o kadar gösteriyor ki… Çölde vaha gibi
duran bir kısım Hak dostları hariç -Allah (cc) onların eksikliğini göstermesin!-
o kadar uzağız ki O Sevgili’den (sas). Toplantılarımızda, konuşmalarımızda,
beşeri münasebetlerimizde Muhammedî neşve yerini başka görüntülere, tavırlara,
hallere bırakmış durumda…
Bir başka açıdan baktığımızda ise, daha değişik
bir manzara çıkıyor karşımıza. Elimizi vicdanımıza koyalım ve düşünelim. Kendi
üstadımızı, hocamızı, şeyhimizi, ağabeyimizi, falanca yazarımızı, feşmekanca
parti liderimizi, kanaat önderimizi anlattığımız, destanlaştırdığımız, hatta
çocukça tavırlarla sahiplenip, birbiriyle vuruşturduğumuz kadar Allah Resulü’nü
bilip, ondan bahsediyor muyuz acaba?
O zaman burada ciddi bir sorun var
demektir. Başkaları Resulullah’ın yerini almışsa, Nebi’ye benzedikleri için ve
ona benzedikleri ölçüde kalplerimizde yer alması gerekenler, bizi o Nebiyyi
Âlişan’dan daha fazla alakadar ediyor, zihnimizi daha fazla işgal ediyorsa, bir
Müslüman olarak kendi durumuzu kontrol etmemiz icap etmektedir. O zaman gelin
Resul-i Ekrem’i (sas) gönüllerimize hakim kılmanın yollarını arayalım.
Halimizle, kâlimizle, onu anarken yaşaran gözlerimizle tekrar davet edelim kalb
sarayımıza O, Gül Sultanı.

Hayatını okuyabiliriz
İnsan fıtratı icabı, bir şeyi tanıdıkça alâka peyda
eder, sever. Sevdiği ölçüde de tanıma iştiyakı ziyadeleşir. Bu bir doğurgan
döngüdür. Hayatı hakkında kulaktan dolma bilgilerle, eşten-dosttan
öğrendiklerimizle, Ramazan’dan Ramazan’a Müslümanlaşan kanallarda seyrettiğimiz
Çağrı filmleriyle onu sevdiğimizi söyleyebilir miyiz?
Hayatının değil bir
kesitini; bir Hicret’i, bir Bedir’i, bir Uhud’u, bir Hendek’i, topyekün
Resulullah’ın hayatını bir saat anlatabilecek bilgi seviyesinde miyiz? Evet ilk
yapılması gereken şey en az üç-dört eserden Server-i Ekrem Efendimiz’in hayatını
not tutarak okumak, beraber mütalaa etmektir.

O’nu sevenlerle beraber olmalıyız
Kitaplar, Efendimiz’i
(sas) tanıma ve sevmede bir ölçüde yardımcı olacaktır. Ama iş burada
bitmemektedir. Hemen yapacağımız diğer bir iş, gerçek anlamda Resulullah’a
muhabbet duyanları araştırmak, bu gibi kimseleri bulup önlerinde diz çökmek,
onlardan yansıyan ışık huzmeleri ile ölü gönüllerimizi ihya etmektir. Hem şunu
hiçbir zaman unutmayalım ki, muhabbet insandan öğrenilir. Seven insandan
öğrenilir, sevmek. Kitapların vereceği muhabbetten çok daha fazlasını verir,
seven bir mümin.

Salavat dua demektir
O’nu (sas) hatırlamaktır. Dua
ettiğimiz bir insanla aramızda manyetik bir akım, bir sevgi bağı oluşur. Birini
sevmek ve onun tarafından sevilmek mi istiyorsunuz? Karşılıklı bir dua anlaşması
yapınız. Git gide o şahsı daha fazla seveceğinizi hissedeceksiniz.

Salavatla meşgul olalım
Her gün en az 100 defa
okuyacağımız salavatlarla, Allah Resulü ile bu sevgi akımını başlatmalıyız. Bir
de daha geniş salavatların olduğu evrad ve dua kitaplarını elimizden eksik
etmezsek göreceğiz ki Efendimiz’i (sas) daha fazla seviyor olacağız. Rabb’im
muvaffak etsin, bizde onu sevgiye istidat halk etsin…

Salih OKUR/AİLEM

powered by performancing firefox

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s